11/01/2020

Her ne kadar üç tarafı denizlerle çevrili bir ülkede yaşıyor olsak da, ne yazık ki genel nüfusa oranla, tüplü dalış yapmanın ne olduğunu bilen veya sertifikalı dalgıç olan sayısı çok az. Birçok insan dalış yapan insanlarla karşılaştıklarında hep aynı tepkileri ve soruları sorarlar.

-          Aaa dalış mı yapıyorsun?

-         Kaç metreye daldın?

-          Aman çok derine dalmayın evladım

-          Aman balıklar sizi ısırmasın

-          Kafamı kızdırmayın çok pis dalarım

-          Köpekbalıkları size saldırmıyor mu?

-          Su altında siz oksijen mi soluyorsunuz?

Insanlar samanyolu ve gezegenleri incelerken, birçok kişi suyun altındaki dünyada neler olup bittiğinden bi haber. Aman çocuğum boğulursun zihniyetindeki çocuk yetiştirmelerinden vazgeçmemiz gerekiyor. Denizi çocuklarımıza küçük yaşta korkutmadan alıştırmamız gerekiyor.

 

Deniz denilince akla gelenler…

Mavilik, su, huzur, zaman zaman dalga, fırtına veya anafor… yani insan gibi… Sonuç olarak da deniz de yaşamın ta kendisi.

Bir dalgıç için deniz ve denizaltı denilince akla gelenler…

Yerçekimsiz ortam hissiyatı, uçmak, sadece nefes sesi, balıklar, balıklara ev sahipliği yapan ve heybetli duruşlarıyla su altında duran gemi ve uçak batıkları, resifler, renkli mercan ve oluşumlar, boşluk ve huzur.

Suyun altını görmeyen bir insan ne yazık ki bu hissiyatlar la tanışmıyorlar. Denizin üzerinden aşağıya baktıklarında sadece bir karartı, lacivert ya da sadece mavilik görüyorlar. Ama içine girince işte tutku orda başlıyor.

Dalış yapmayı gözlerinizde şöyle canlandırın.

Bir vadidesiniz, dağ, tepe geziniyorsunuz. Her taraf yeşillik, gökyüzü mavi, kuşlar uçuşuyor. Yürüyor ve görüyorsunuz, yeni yerler keşfetmek istiyorsunuz.

Gelin bir de bunu suyun altında olarak düşünün. Yürüyerek gezdiğiniz vadide bu sefer uçarcasına geziniyorsunuz. Ekipmanlarınız sayesinde yamaçların tepesinde, boşlukta düşmeden durabiliyorsunuz. Yunuslarla oyun oynuyorsunuz, istediğinizde tek elinizin üstünde amuda bile kalkabiliyorsunuz. Balıklar etrafınızda süzülürken sizlerde farklı bir dünyaya misafir oluyorsunuz.

Sakin, dingin ve bir o kadar da meraklı gözlerle keşfetmek, heyecanlanmak ve özgürlüğü hissetmek… Sonra diyorsunuz ki

PARDON DALMIŞIM ?